Sevgililer Günü'nde Yapılabilecek Şeyler

Sevgililer Günü’nde romantik bir seyahate çıkabilir ve 14 Şubat’ı değişik, güzel, unutulmaz anılarla dolu bir kaçamak tatile dönüştürebilirsiniz…

Hanımlar, beyler. Malum ay kapıda. Şubat… Hani şu takvimler ayın 14’ünü gösterdiğinde her tarafın kırmızı, her tarafın kalp olduğu ay. Çiftlerin de yalnız kalplerin de depresif bir ruh haline bürünmesinin kaçınılmaz olduğu Sevgililer Günü’nü içinde barındıran ay… Sevgilisi olanların, “Sevgilisi olmayanlar ne şanslı! Ne hediye alacağım ben şimdi” diye kara kara düşünürken, sevgilisi olmayanlarınsa “Ah be! Bir sevgilim olsaydı da hediyeye boğabilseydim ben de sevdiceğimi” şeklinde “tok açın halinden anlamaz” veya “davulun (da) sesi uzaktan hoş gelir” ayı. Geldi, gelecek… Dolayısıyla sevgili sahibi arkadaşlar, hediye işini, sürpriz işini son güne bırakmayın deriz. Yanarsınız!

Sevgilisi olmayan sevgili dostlar… Sizler de ufaktan çıtayı düşürüp standartlarınızı Angelina Jolie – Brad Pitt çizgisinden biraz daha aşağılara indirirseniz, 14 Şubat günü -çok affedersiniz- (Haydi “sap” demeyelim) “dal” gibi kalmazsınız ortada.

Yalnızlık meselesi çözüldüyse eğer ve çiçekler ya da bilumum hediye de hallolduysa, iş artık sürprize kalıyor. Sevgililer Günü’nde yapılabilecek şeyler neler? Inın ının ınııınnn… Duydunuz mu siz de “zırt” sesini? Hah, zurnadan çıktı işte o. Tam da oraya geldik çünkü…

Var ya, yurt dışına gidin konuyu kapatın! Değişik bir ülke, değişik bir şehir, değişik bir kültür. Paylaşacağınız çok özel anlar, anılar… El ele dolaşacağınız yeni sokaklar, birkaç yudum bir şeyler içmek için oturacağınız yeni yeni masalar, romantik bir akşam yemeğinde paylaşacağınız farklı tatlar… Değişik bir dil, değişik yüzler, değişik yerler… Harika bir Sevgililer Günü geçirirsiniz.

Peki Sevgililer Günü’nde gidilebilecek yerler nereler? Vallahi aslında bu biraz bütçeye, ama daha da çok vize durumunuza bakar. Schengen vizeniz varsa ve klişelere karşı da bir alerjiniz yoksa, tabii ki Paris’e gidebilirsiniz. Aşk şehri Paris! Ah ah, oh la la! Yok, ama, Eyfel önünde turist turist takılıp Sacré Coeur’den Paris’e tepeden bakarak romantik bir öpücük size çok sıradan geliyorsa, Danimarka’ya gidin, Kopenhag’a. Serin havada sokulursunuz birbirinize, sokak sanatçıları arasında romantik yürüyüşler yaparsınız. Kim bilir, belki Tivoli’deki göletlerde botla gezerken elinize aldığınız bir sandviçi paylaşırısınız… “Orası çok soğuktur, üşütmeyelim durduk yere” diyorsanız eğer, “Aşkımız bizi ısıtır” cümlesini kurmamış olduğunuz için sizi kınayarak, “Buyrun o zaman Dubai’ye” deriz biz de. Vize ayrı alınıyor, ama kolay. Üşümezsiniz orada…

“Romantizm dorukta ama vize yok. O zaman ne yapıyoruz” diyen kumrular için de yakınlardan Gürcistan’ı ve Sırbistan’ı önerebiliriz. Gürcistan’ın, doğası, ortamı, sevimli caddeleri ve meydanlardaki kafeleriyle bilinen Batum şehri ya da barındırdığı tarihi yerlerin yanı sıra tatmin edici bir gece hayatıyla da ilgi çeken Sırbistan’ın Belgrad kenti, vizesiz gidebileceğiniz başlıca yerler.

Bu arada, kısa bir seyahat yapacağınızı varsayarak yakınlardan örnekler verdik. Sizin zamanınız ve bütçeniz kısıtlı değilse Sevgililer Günü’nü dilerseniz 40 gün 40 gece kutlayabileceğiniz hem vizeli hem de vizesiz gidilebilecek yerler de var tabii ki. Ve o zaman seçenek de çoğalıyor. Orasını biz bilemeyiz. Sadece iyi tatiller dilemekle yetinir, “Kart atmayı unutmayın e mi” diye arkanızdan el sallarız :)